29 Mayıs 2011 Pazar

Bir insanın birini kendinden çok sevebilmesi ihtimali

      Bir insanın birini kendinden çok sevmesi, düşünmesi ihtimali yok bence.Varsa bile çok zor.Ben inanmıyorum artık.Tamamen güvendiğim, koşulsuz sevebileceğim bir insan bulabilme ihtimalimin olabilitesi yok bence.Ki bazen insan sebepsizce sarılmak ister, sebepsizce sevmek ister, sevilmek ister.Ailem bile beni sevmezken bunu başkalarından beklemem çok saçma değil mi? Ağladığımda beni sakinleştirecek birinin olmaması şu hayatımda...Beni koşulsuz seven birinin olmaması...Ben belki onda da onun beni sevmesini sevmişimdir. Belkide kimse beni onun gibi sevmez. Belki o bile sevmez. Ben bile kendimi yeteri kadar sevmiyorsam tüm bu insanlar neden sevsin ki? Ama belkiler güzel...

-Sandie

18 Mart 2011 Cuma

Hastalık

    2 gündür o kadar hastayım ki...Sürünüyorum resmen.Babam yok Kaz Dağları'na gitti Çanakkale'nin Kurtuluşu için ve bu yüzden doktora da gidemedim.Ananem evde ve fakat o da hasta.Bir avuç beynim var onuda sümküre sümküre çıkarıcam diye ödüm kopuyor.Şu an İtalyan şarkıları eşliğinde bu yazıyı yazıyorum.Kendimi tek başına ayakta duran İtalyan hatunları gibi hissediyorum.Tabi bu ayakta tek başına durma karşılığında hastayken sana bakıcak biri de olmuyor ki çoğoş.Bir yandan da bana hastalık bulaştıran sevgili arkadaşıma tehditler savuruyorum.Pazartesi kafasına sümkürücem! Hayır bide benim üzerimden eğleniyor hıyar.Allaağam tamam eğlenceli bir insanım ama el insaf lan! Of birde o kadar ödevim var ve çarşambaya ve ben bu sikindirik hastalık yüzünden hiç başlayamadım bile ayrıca ödev çarşambaya yani bu demek oluyor ki boku yedim sevgili bok severler.Hayır o kadar ilaç içtim yattım yuvarlandım halen geçmedi ben onu anlamıyorum.İlk defa bu kadar uzun hasta oluyorum.
   Burdan tüm hastalara sesleniyorum; beyin burundan çıkmadığı sürece sorun yok genşler.

-Sandie

28 Şubat 2011 Pazartesi

Saç dökülmesi kaderiniz değil

        Saçları yanlardan açılmaya başlamış bir arkadaşım var erkek kendisi genetikmiş bilmem neymiş son haftalarda onla çok dalga geçmiştim ki bir baktım bende bir saç dökülmesidir gidiyor.Hayır çocukla ''memur gibi olucaksın 24'ünde mehi mehi'' diye dalga geçerken ben emekli öğretmen kıvamında saçlarla dolaşmıyım lan dedim! Bir korktum böyle bir panikledim falan dedim birşeyler yapmak lazım.Bana kalırsa cansız ve yumuşak olmayan saçlarım bir de çok dökülürse ben ne yaparım nelere giderim? Bende sorunu %100 doğal çözümleriyle eskilerin koca karı ilacı şimdiki nesilinse ''ayh janım çok doğaaaağğll organik böyle elleriyle topluyolarmış sıkıp yağını çıkarıyolarmış düşünebiliyo mısaaaann?!'' diye tabir ettiği bir yöntemle çözeyim dedim.Badem yağı ve üzüm çekirdeği yağını aldım karıştırdım saçlarımın diplerine ve azcıkta uçlarına sürdüm.Umarım kel kalmam şuan tek temennim o yani.Bir de üşenmedim resmini çektim bknz.yukarda.
      Bu arada saçları kıçına kadar olup pasparlak, yumuşacık ve kırıksız olan kızlar sözüm size; oynamayın burda keserim topunuzu.

-Sandie

27 Şubat 2011 Pazar

Bi kararlar verdim ama...

    Evet yazıcak bişey bulana yahut bişey yaşayana kadar yazmamıştım.Sanmayın ki şimdi delicesine şeyler yaşadım, hayatın amına koydum ne biliyim Berkejanlarla falan fink attım.Yok öyle şeyler.Sadece bazı kararlar verdim yani sanırım verdim ve bunu burada paylaşmak istiyorum niyeyse.Öncelikle burdaki yazarlığımla ilgili olarak verdiğim bireysel kararımı açıkılıyım.Şey gibi olucak bundan sonra bi çeşit günlük gibi olucak yaşadıklarımı rumuzlar kullanarak anlatacağım.Ve şey aslında profesyonel bir makina istiyorum ama normal standartlarda bile bi fotoğraf makinam yok ne yazık ki.Ama ben genede yılmayıp kendi çektiğim bir takım resimleri buraya koyucam.Rica ediyorum internetlere düşmesin başkaları kullanmasın ayıp günah.İnternete düşmesinde ne acayip cümle oldu sanki burası internet değil komşu teyzenin evi gibin.Herneyse konuyu dağıtmıyım.Sonracığıma bu aralar daha doğrusu bu sene bende acayip bir '' bişeye yeteneğim olsaydı keşke ya hacığ'' durumu gelişti.En çok da bişeyler çizebilmek istiyorum.Galiba ufak ufak başlıycam bu yönde çalışmalara.Belki yaptıkça koyarım buraya.Sonracığma bu aralar garip bi ruh hali, bi stres bi bişeyler var üzerimde onu atıcak bişeyler arıyorum.Ametist çok iyi diyolar ama ben öyle taşlara inanan bi insan değilim pek hatta ''olur götünüze sokun o taşları öyle gezin pozitifliğin vücut buşmuş hali olursunuz hohaha'' falan gibi düşünceleri olan bi insanım ama bakalım.Bu arada burda yazıcaklarım hakkındaki düşüncelerimden söz etmedim bizim kızlara.Kızlar affınıza sığınıyorum ama bi sorun teşkil etmez diye düşünüyorum,öpüyorum.

-Sandie

20 Şubat 2011 Pazar



Allahım bu gerçek mi.

Neden paylaştım bilmiyorum.Sizde bilmeyin.


BİLLİE JOE <3




-trillie-

16 Şubat 2011 Çarşamba



....
Gözler dikilmiş yukarı,
Gözler açık..
Eller uzanmış yukarı,yağmur damlalarına,
Eller bomboş

.....
Tükenmedi sözlerim,ümitlerim ölmedi,
Haberiniz olsun.

..
Güneşler batmış,birdaha doğmuyor,
Yapraklar düşmüş yerlere,çiçekler görünmüyor,
Umrunda mı sanmış birileri,ölüp gidersek birgün,
Umrunda mı sanmış birileri,ölüp gidersek,bugün..
..
Yüzler solmuş,
Yüzler kayıp,
Yüzler bilindik,
Yüzler aynı..
..
Ben sadece kendi kendimi yaşatmaya çalışan biriydim,
Ben sadece kendi cennetimi yaratmaya çalışan biriydim..



-Bilico-



:Bu şiir,bir depresyon şiiri değildir,öyle görenlere şunu söylemek istiyorum;ben hergünkü şeyleri yazmaya çalıştım,yani bu da demek oluyor ki.. evet.

......
hergün yeniden doğuyorum
hergün yeniden ölüyorum
yaşadığım tüm acılar,nokta kadar geçmişimde

hiç yoklar sanki,her seferinde aynı duygu..
en büyük korkumu yaşarken
birşey yokmuş gibi yavaşça nefes alıp verirken
saniyeler geçmiyor

....
geçmiyor.

geçemiyor..

-Bilico-